Soma Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız!

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 madencinin göz göre göre ölüme gönderildiği kitlesel iş cinayetinin üzerinden yedi yıl geçti. Soma’da açıkça bir iş cinayeti yaşanmış olmasına rağmen, aradan geçen zaman içinde bu vahşi cinayetin asıl sorumluları ve arkasındaki güçler gerçek anlamda hesap vermemiştir. Siyasi iktidar ise Soma’dan ders çıkarmak yerine yeni […]

Soma Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız!

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 madencinin göz göre göre ölüme gönderildiği kitlesel iş cinayetinin üzerinden yedi yıl geçti. Soma’da açıkça bir iş cinayeti yaşanmış olmasına rağmen, aradan geçen zaman içinde bu vahşi cinayetin asıl sorumluları ve arkasındaki güçler gerçek anlamda hesap vermemiştir. Siyasi iktidar ise Soma’dan ders çıkarmak yerine yeni iş cinayetlerine davetiye çıkaran adımlar atmaktan geri durmamıştır.

Türkiye’de iktidar eliyle emekçileri güvencesizliğe, kölece çalışma koşullarına, taşeronlaşmaya, denetimsizliğe teslim edenler, Soma’da 301 maden işçisini adeta ölüme göndererek böylesine büyük bir katliamın gerçekleşmesine neden olmuşlardır. Türkiye’de milyonlarca işçi, bırakalım işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasını, sigortasız, can güvenliği bile olmadan çalışmak zorunda bırakılmaktadır. İşçiler ve yaşadıkları sorunlar ancak iş cinayetlerine “kurban” gittiklerinde gündem olmaktadır. İş cinayetlerini önleyecek tedbirler alınmaması nedeniyle her yıl iki binin üzerinde işçi hayatını kaybetmektedir. Türkiye iş cinayetinde Avrupa’da birinci, dünyada ise üçüncü sıradadır.

Soma katliamı, Türkiye’de işçilerin emeği kadar canlarının da ne kadar ucuz olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Üzerinden yedi yıl geçmiş olmasına rağmen madenci ailelerinin adalet arayışının sürüyor olması, sorumluların hesap vermemesi düşündürücüdür.

Soma’da yaşanan katliam, yıllardır sürdürülen emek ve işçi düşmanı politikaların sonucudur. Soma davası sürecinde yaşananlar, devletin ve yargının benzer pek çok konuda olduğu gibi, işçi cinayetleri konusunda da tercihini bir kez daha patronlardan yana yaptığını göstermiştir. Dava sürecinde iktidarın tutumu işçilerden değil, maden şirketi sahiplerinden yana olmuştur. Maden sahipleri her aşamada koruyup kollanmış, bu da yetmemiş mahkemelerde yargıçlar, hakimler sık sık değiştirilmiş, işçi aileleri her duruşmada aynı acıları tekrar yaşamak zorunda bırakılmıştır.

Davayı Soma’dan kaçıran, katliamda sorumluluğu bulunanları yargılamayan, maden patronu ve yöneticilerini hafif cezalarla adeta ödüllendiren yargı kararı, ülkemizde hukukun geldiği içler acısı noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, iş cinayetlerine karşı gerekli tedbirlerin alınabilmesi için somut adımlar atılmadığı sürece daha çok işçinin hayatını kaybetmesi kaçınılmazdır. Çalışma yaşamının bütün alanlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri eksiksiz olarak alınmalı, iş cinayetlerinde sorumluluğu olan herkes yargı önünde hesap vermelidir.

Eğitim Sen olarak, başta Soma’da hayatını kaybeden maden işçileri olmak üzere, bugüne kadar iş cinayetlerinde hayatını kaybeden bütün işçileri saygıyla anıyor, herkese güvenceli iş, güvenli gelecek talebimizi bir kez daha yineliyoruz.

Soma katliamını unutmamak, unutturmamak hepimizin görevidir. Kimsenin çalışırken ölmeyeceği, insanca çalışacağı ve insan onuruna yaraşır şekilde yaşayacağı güzel günler için mücadelemizi sürdüreceğiz.