15-16 Haziran Direnişinin 52. Yılında, Sendikal Hak ve Özgürlükler Mücadelemiz Sürüyor!

Türkiye’de, emek mücadelesi içinde önemli bir yeri olan 15–16 Haziran 1970 direnişinin üzerinden 52 yıl geçti. Aradan geçen süreye rağmen, 15–16 Haziran direnişinin bugün hala hatırlanıyor olması, sendikal hakları hedef alan saldırılara karşı doğru tutumlar benimsendiğinde ne kadar önemli kazanımların elde edilebildiğini göstermesi açısından önemlidir. 15-16 Haziran direnişi ile on binlerce işçinin ortaya koyduğu mücadeleci […] The post 15-16 Haziran Direnişinin 52. Yılında, Sendikal Hak ve Özgürlükler Mücadelemiz Sürüyor! appeared first on Eğitim Sen.

15-16 Haziran Direnişinin 52. Yılında, Sendikal Hak ve Özgürlükler Mücadelemiz Sürüyor!

Türkiye’de, emek mücadelesi içinde önemli bir yeri olan 15–16 Haziran 1970 direnişinin üzerinden 52 yıl geçti. Aradan geçen süreye rağmen, 15–16 Haziran direnişinin bugün hala hatırlanıyor olması, sendikal hakları hedef alan saldırılara karşı doğru tutumlar benimsendiğinde ne kadar önemli kazanımların elde edilebildiğini göstermesi açısından önemlidir.

15-16 Haziran direnişi ile on binlerce işçinin ortaya koyduğu mücadeleci tutum, inanç, cesaret ve kararlılık, aradan geçen onca yıla karşın önemini ve hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.

15-16 Haziran direnişinin başarısının temelinde, emekçilerin devletten ve sermayeden bağımsız örgütlenme talebi, iş yerlerini temel alan iş yeri çalışmaları ve sendikal örgütlenme politikalarının belirleyici etkisi vardır. O dönem iş yeri temsilciliklerinin mücadelenin her aşamasında aktif olarak yer alması, yapılan eylem ve direnişlerin başarılı olmasının en temel nedenidir.

15–16 Haziran direnişi, emekçilerin taleplerini ve geleceğini hükümetle ya da sermaye örgütleriyle kol kola girerek, onlardan aman dileyerek değil, ekonomik, demokratik haklar için mücadele içinde birleşerek ilerlemenin ne kadar önemli olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymuştur.

Türkiye’de kamu emekçilerinin ve işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı saldırılar değişmemiş, hatta daha da çeşitlenerek artmıştır. 1970 yılında DİSK’i etkisizleştirmek için sendikal barajlar getirmek isteyen zihniyet ile bugün sendikal faaliyetleri engellemeye ve yasaklamaya çalışan, sendikal eylemlerden suç üretmeye çalışan emek düşmanı zihniyet arasında bir fark yoktur.

15-16 Haziran direnişini yaratan koşullardan çok daha fazlası bugün işçiler ve kamu emekçileri mücadelesi açısından söz konusudur. Yüz binlerce kamu emekçisinin haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edildiği, yasal grevlerin yasaklandığı, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığı,  sendikal örgütlenmenin fiilen engellendiği bir dönemde emeğin birleşik mücadelesine olan ihtiyaç hiç olmadığı kadar artmıştır.

Bugün 15–16 Haziran direnişinin yaşatılması, hükümete ya da patronlara değil, sadece işçilere ve emekçilere güvenmekle mümkündür. Eğitim Sen olarak, sendikal haklarımıza, özgürlüklerimize ve geleceğimize yönelen her türlü saldırıya karşı, 15-16 Haziran direnişinin ruhuyla mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir.

The post 15-16 Haziran Direnişinin 52. Yılında, Sendikal Hak ve Özgürlükler Mücadelemiz Sürüyor! appeared first on Eğitim Sen.